Kent Konseyi Seçimleri ve Narsizm
Reklam
Reklam
Vahdi Sarıkaya

Vahdi Sarıkaya

Objektif

Kent Konseyi Seçimleri ve Narsizm

19 Aralık 2019 - 12:48

            Merhaba sevgili okur;

“Narsizm” İsmini Yunan mitolojisindeki Narcissus’tan alır. Mitlolojik anlatılara göre suda kendi yansımasını gören Narcissus, güzelliğine aşık olmuştur ve sudaki yansımasına ulaşmaya çalışırken boğularak ölür. Bundan yola çıkarak:

-       Narsizm, kişinin kendine sınırlar ötesi bir hayranlık duyması ve hatta kendine tapmasıdır.

-       Başka insanların kendilerine hizmet etmek için var olduğuna inanırlar.

-       Eleştirilmeyi kabul etmezler çünkü mükemmel ve kusursuz olduklarına inanırlar.

-       Başarı, güç, güzellik gibi olumlu kavramları sonsuz şekilde kendilerinde toplamayı isterler.

-       Diğer insanların kendilerine hayran olmasını ister ve hayran oldukları sanrısına (gerçekte var olmayan şeyleri görmek, işitmek gibi dayanıksız algılama) kapılırlar.

-       Yetkinlikleri olmayan konuda bile sorumluluk almaktan geri durmazlar; çünkü yetkinlikleri olmayan bir konu olmadığına inanırlar.

-       Narsistlerin bir aşamadan sonra tedavi almadan yaşamalarına devam edebilmesi mümkün değildir; çünkü bu bir hastalıktır.

 

Tıbbi bir tanım ile bu yazıya başlamamın birden fazla gerekçesi var maalesef.

Tanımda yer verilen kişilik yapısındaki insanların yaşadıkları toplumda “lider” odaklı olarak var olmaları o toplumun nerelere doğru sürüklendiğinin en güzel kanıtlarını dünyanın yakın tarihini bilen, araştıran kişiler çok kolay kavrayabilmektedirler.

28 Haziran 2019 tarihinde ilçemiz Seferihisar’da bir kavga başladı.

11 nci Seçimli Genel Kurulunu yapacaktı Seferihisar Kent Konseyi.

Söz konusu tarihe kadar yönetimde olan yürütme kuruluna alternatif bir bakış ile aday olmak isteyenler seçilmiş belediye reisi ile görüşme talebinde bulunup, hem seçim süreci ile ilgili de kendilerini bilgilendirerek hem de yaşadıkları topluma katkı koymak istediklerini çeşitli yaklaşımları ile dile getireceklerdi. Seçilmiş belediye reisi bu randevuya zaman ayırabilseydi.

Baştan sona kadar yanlış ve yanlı yürütülen seçim süreci gerçekleşmiş, mevcut hukuk kuralları ve yasal düzenlemelerin dışında hareket edilmiş, bütün bu kaotik seçim toplantının asıl davet edeni olması gereken belediye başkanı ve genel kurul delegasyonunun gözleri önünde yaşanmıştır.  

Siyah beyaz yılların komedi filmleri gibi izlenmiştir…

Gülünecek hallerine…

Salondan yükselen tehditler, öfke bağırtıları ise sadece ilkel davranış biçimlerinin en yalın göstergesi olarak kamera kayıtlarında kalmış, delil olarak dosyalara girmişti.

Ne oldu? Mahkeme süreci her ne kadar devam etse de “Kent Konseyleri Birliği” Mahalli idareler seçimlerinden sonra kent konseyi seçimlerinin nasıl yapılması gerektiğini sokaktaki Suriyeli’nin bile anlayacağı bir dil ile açıklamıştır.

Okumasını yazmasını bilen için…

Ne oldu? Mudanya 2 nci Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği kararı İstanbul 6 ncı İdare mahkemesi doğru ve yerinde buldu. Neydi bu karar: Mahalli idareler seçimlerinin ertesi günü mevcut kent konseyi yürütme kurulu tasfiye edilmiş olup yerine yeni kent konseyi yürütme kurulu ve organlarını oluşturmak üzere seçim çağrısı yapacak dendi.

Kim, kime yapacaktı bu çağrıyı?

Seçilmiş belediye reisi, seçildiği yöreye…

Seçimden önceki KK ne yapacaktı?

007 James Bond filmlerinde ki “kaset” gibi seçimden hemen sonra kendini imha edecekti…

Siz bunu neden anlamadınız biz size anlattığımız halde?

Narsist bir yapının etkisi altında kalmış olabilirmisiniz yoksa egonuzun dayanılmaz baskısı mı vardı omuzlarınızda?

Evet az kaldı. Ülkemiz siyasi tarihine içtihat oluşturabilecek bir karara.

Buradan sonuç çıkartmak gerekir ise; sivil örgütlenmelerde yaşanılan ki buna siyasi partilerimizin her türlü organ örgütlenmeleri de dahil olmak üzere narsist, lider özenli kişiler etrafında çıkar odaklı öbeklenmeler ile geniş halk yığınlarımızın sorunlarının pas geçildiği seçimlerin artık bu kadar kolay yapılamayacağıdır.

Mahkemenin vereceği her türlü karar bizim için kutsaldır. Açılan davada aleyhe bir karar çıksa da bu ülkenin evlatlarının bundan sonraki duruşları çok daha dik ve cesaretli olacaktır.

Cesaretiniz yüreğiniz kadar büyük, yüreğiniz vicdanınız kadar güçlü olsun…

2020’li yılların size daha cesaretli, daha güçlü, daha huzurlu ve sağlıklı yıllar getirmesi dileğim ile tüm okurlarımın yeni yıllarını can-ı yürekten kutluyorum.

Sağlık ve sevgiyle kalın…

 

Vahdi SARIKAYA

vahdisarikaya@hotmail.com