“Rahmetli Levent KIRCA bile böyle bir senaryoyu yazıp oynamayı düşünemezdi”
Utanın.
Ananızdan, babanızdan, eşinizden, çocuklarınızdan utanın.
Komşunuzdan, her sabah selamlaştığınız esnaftan, sokaktaki sahipsiz kediden, gökyüzünde süzülen martıdan utanın.
Kahvaltının kara zeytininden, beyaz peynirinden, radyoda dinlerken hüzünlendiğiniz türkülerinizden utanın.
Çanakkale’de, Conkbayırı’nda yatanlardan,
Allahuekber dağlarında inandıkları için kalanlardan,
Sakarya’da, Dumlupınar’da Malazgirt’de bu vatan için can verenlerden utanın.
İngilizlerin bile kabullendiği, Türk Tarih Kurumunca belgelenen, Balkan Savaşlarından önce bölgede yaşayan Müslüman Türk nüfusunun %27’ sinin katledildiği, %35’inin muhacir olarak Anadolu topraklarına sığındığını unutanlar; utanın.
Tam bir milyon Müslüman Türk katledilmişti utanın.
Daha dün yaşanılan dramdan, İran’lı 168 çocuktan, Filistin’de çocuk olmayı unutan çocuklardan utanın.
Sanki bütün bunlar yaşanmamış gibi; yaptıklarınızdan, yalanlarınızdan, insanlığınızdan utanın.
Ankara’da NATO Zirvesi Öncesi gözaltına alınan 42 TEMA Vakfı Gönüllüsü, Jandarmadaki sorgularında dikkat çeken, acı veren sorularla, sorgulamalarla, üslupla karşılaştı.
Ne de olsa “Usul esastan önde idi”
O zaman; “kod adınız neydi?”,
“Silahlı eğitim aldınız mı?”,
“Örgütün finans kaynakları hakkında ne biliyorsunuz?”
Bu soruların yöneltildiği kişiler; yaşları 60 ile 79 arasında değişen, yıllarını toprağa, ormana ve doğaya adamış gönüllülerdi.
Eğer kendilerine;
“Erozyon nasıl önlenir?”
“Orman yangınlarıyla mücadelede gönüllülerin rolü nedir?”
“Daha yeşil bir Türkiye için neler yapılmalıdır?” diye sorulsa idi, verecekleri cevapları tahmin etmek çok daha kolay olurdu.
Çünkü onlar silahlı eğitim yerine nasıl fidan dikilir eğitimi almışlardı.
TEMA Vakfı Gönüllülerinin Ankara ili Nallıhan ilçesinde Kuş Cenneti gezisine katılan gönüllüler olduğu belirtilmesine, belgelenmesine rağmen terörist muamelesi ile sorgulanmaları hangi hukuk anlayışı ile açıklanabilir?
Üstelik terörist başının TBMM Çatısı altında davet edilip, kanaat önderi, kurucu lider, baş danışman, barışın elçisi ilanı ile övgü yarışına girenlerin kamuoyunda rahatça konuşabildiği bir ortamda…
İşte akıl tutulması da tam olarak burada başlıyor.
Ankara’da NATO Zirvesinde zirvedekiler toplanacaktı.
Zirveye gelenleri korumak gerekiyordu.
Peki gerçekten kimden korumak gerekiyordu?
Toprağı koruyanlardan mı?
Ağaç dikenlerden mi?
Kuş gözlemine çıkan emeklilerden mi?
Yeşili, yeşil olarak bilenlerden mi?
Yoksa, yeşili sadece banknot olarak görenlerden mi?
Yaşları 60 ile 79 arasında değişen TEMA Vakfı gönüllüleri:
Emeğinize sağlık.
Gönlünüze, ömrünüze, vicdanınıza sağlık.
Bu ülkenin toprağına kattığınız her fidan, o fidanla yaşayan canlar için teşekkür ederim.
Ben utanmadım.
Siz de sakın utanmayın.
Çünkü tarih; kimin terörist gibi gösterildiğini, kimin bu ülkeye gerçekten hizmet ettiğini mutlaka yazacaktır.
Evet sevgili okurum,
Rahmetli Levent Kırca’nın mizahı bile böyle bir sahneyi kaleme almaya cesaret edemezdi.
Bu yazıyı; yaşadığı topraklar ve içinde yaşadığı topluma karşı hiçbir karşılık beklemeden sorumluluk hisseden bütün gönüllü yurttaşlarımıza ithaf ediyorum.
Vahdi SARIKAYA
Kaynak: 24 Haziran tarihli Ulusal Basın Kuruluşları
















