Çocuklarım mutlu ve başarılı yetişiyor, diyen kaç anne var?
Reklam
Reklam
Nurhayat Köycü

Nurhayat Köycü

Aile Danışmanı, Terapist

Çocuklarım mutlu ve başarılı yetişiyor, diyen kaç anne var?

21 Aralık 2020 - 15:56

 Her ebeveyn çocuklarını mutlu ve başarılı yetiştirmek ister. Zamanında kendi ulaşamadığı mesleği, kariyeri  özellikle çoçukların ulaşmasına  ivedilikle arzu eder.
Peki günümüz çocukları kendi çocukluğumuzda olmayan, bilgisayar oyunların başından kalkamıyorsa, derslerini isteksiz yapıyorsa, ellerindeki telefonuyla çok “gereksiz” zaman geçiriyorsa, dizi filmlerinin başından kalkamıyorsa. Bu makalem size göredir diyebilirim.
2020 yılı  sadece çocukların hayatını değiştirmedi, ebeveynlerin, öğretmenlerinde rolleri değişti. Her evde online ders yapıldığı bir dönemde ”yardımcı öğretmenler” var, bunlar ebeveynler, nineler, bakıcılar vs. Öğretmenlerin duvarları açıldı, her taraftan gözler onun dersini izlenme imkanı verdi, hangi öğretmen nasıl ders veriyor velilerin sohbetlerinde geçiyor. Çocuklarımız kendi evlerinde birey ders alır gibi ders izlemeye çalışırken , sosyalleşmeden  okul dönemini geçiriyorlar. Oysaki çocuklar sosyalleşerek gelişir. Bu da geçer mutlaka, ama ne zamana kadar devam eder acaba?
Geçici sandığımız Covid  virüsü ne zamana kadar hayatımızı tehdit edecek ve bu vaka bittikten sonra eski düzenimize döneceğimizi hiç sanmıyorum. Dünyanın başarılı üniversitelerinin  yeni düzen için şimdiden müfredatlarını ele alıyorlar, online sadece derslerde değil, iş hayatlarında da etkiledi, evde çalışanlar bu dönemde fazlalaştı. Bazıları kalıcı hale geldi.
Bu dönem hepimizin rolü değiştiği bir dönemdir, peki çocuklarımızı hangi dersler, bu geleceği onları hazırlar? Başarılı birey olarak sağlam kişilik veren ve mutlu geleceği hazırlayan hangi ders vardır, böyle bir ders var mı?
Okul ve dersler bizi geleceğe hazırlamak için  var olduğunu düşünüyorum fakat, çocuklarınız sabah isteksiz kalkarsa(bunun sebebi geç yatma olsada) derslerini sadece mecburiyetten giriyorsa, hiç ilgi duymuyorsa durum ciddidir, çünkü mutlu bir çocuk profili yoksa, isteksiz yapılan ödev ve verilen dersler kalıcı bir bilgi eğitimi değildir.
Ne yapabiliriz dediğinizi duyar gibi oluyorum. Benim iddiam mutsuzluk durum başarısızlık getirir, mutluluk başarı getirir.
Unuttuğumuz önemli bir konu var, hayatın içinde de eğitim verilebilir, sadece önümüzde kitaplar ve hocamız varken değil. Çocuklarımızla ilk baştan iyi bir iletişim kurmalıyız, onları yönlendirirken birde onların fikirlerini dinlemeyi bilmeliyiz, onlara bir şeyler öğretirken ortak bir faaliyet sağlamalıyız, onların hatalar yapmalarına izin vermeliyiz ki gelişmesinde cesaretleri olsun. Onların fikirlerine saygılı olmalıyız ki, asıl saygıyı  yaşayarak öğrenmeliler. Onların ilgi alanlarıyla, oyun, müzik, film vs. ilgilenmeliyiz. Örneğin netflix izliyorlarsa ingilizce altyazısız önerip mükemmel ingilizce öğrenebilirler, film hakkında yorumlar ve değerlendirmeler yapıldığı zaman, analiz tarafları gelişir. Haftanın belirli günleri olarak plan yapılmalı , boş vakit, ders vakti, spor vakti diye plan yapılmalı, yoksa gençlerimiz herşeyden vazgeçme riski oluşturur. Çocuklarımızın gençlerimizin kendi  eğitimi için kendilerine başrolu vermeliyiz onlar kendi mesuliyetini almalarını sağlamalıyız.
20 yıllık çocuk ve aile çalışma tecrübelerimde, şahit olduğum, ilk ve orta okulda başarısız öğrenciler üniversite de yüksek notla başardığını gördüm, neden oluyor, çünkü bu gençlerin kendilerine öz güvenleri çok sonradan geliştiğinden. Bunu siz ebeveynler sağlamalısınız, çocuklarınızı empati kurmalısınız, bazı çocukların dersleri  gerçekten bitmek bilmez ağir gelebilir, sizin çocuğunuz ne kadarını yapabilir değerlendirilmeli, çocuğunuz suçluluk duygusuna girmesin. Yada zeki çocuğunuz var , ama derslere ilgi duymuyorsa, bu çocuk diğer çocuklardan hızlı olduğu  için dersleri sıkıcı  gelebilir, bu çoçuğu bekletmemek gerek, diğer çocukların derslerinden bir tık daha ağır yüksek olabilir. Çocuklarımızı birey olarak düşünüp farklı durumlarda olduklarını  kabul etmeliyiz, bir sınıf çocuk aynı yaşta olsada aynı durumda olmadığını kabul etmeliyiz.
Özellikle çocuklarınızda başarısızlıklarını değil, neyi başardığı üzerinde durun. Şunu yapma değilde neyi yapması gerektiğini anlatın. Ôrneğin: çok hareket ediyorsun, gürültülü oldun değilde- sakin ve sessiz oturma vaktimiz başladı gibi. Beynimiz yap /yapma üzerinde ayırt etmeden etkileniyor. Hangi kelimeyi çok alıyorsanız o durumla ilgilenir beynimiz, olumsuz olunca o durumu beslersiniz.
Başarıyı ve mutluluğu yakalamak, okulun dersleriyle endeksli değil, kişisel gelişim en azından notlar kadar hayatını etki yapar. Çoçuklarımızın kişiliklerini övmeyin, yaptıklarını keşfedin övün. Örneğin sen çok zekisin değilde neyi başardığını belli edip takdir edin. Matematikte başarılısın yada her neyi başarıyorsa, emeğini övün, burdaki fark kişiyi övmek egoizmi yüceltir emeği övmek ise verdiği uğraşıyı ve azmi hatırlar beynimiz.
Belirttiğim gibi çocuklar sosyalleşerek gelişir, onlar hareket yaparak gelişirler, bunu sağlamak için sorumlu bir şekilde covidi ciddiye alarak, gereken tedbiri aldıktan sonra dışarda  bahçeniz yoksa tenha yerleri keşfedip çocuklarınızın bu ihtiyacını yerine getirmeyi sağlamayı çalısın, koşmaları onlar için bir ihtiyaçtır, bu duygularını çok bastırırsanız, mutsuzluk ve olumsuzluklar yaşarlar.
Mutluluk ve başarı evde başlar,  çocuklarınızı bunu yaşatın. Siz ebeveyn olarak, çocuklarınızın her birinin farklı karakterleri ve ihtiyaci olduğunu göz önüne alın, çok zorlanıyorsanız hayat aile danişmanıyla irtibata geçin, çocuklarımız hatalarımızı affetmiyor, yanlış eğitim ve davranışlarımız unutulmuyor, yıllar sonra da olsa önümüze getirirler.
En mutlu gün sizin olsun.
Hayat aile danışmanı Nurhayat Köycü