15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye tarihinin en zor gecelerinden biri yaşandı. Millet, demokrasisine ve devletine sahip çıkmak için sokaklara çıktı. O gece meydanlarda kurşunlara göğsünü siper eden vatandaşlarımız vardı. Şehitlerimiz vardı. Gazilerimiz vardı. Ancak bir de sabaha kadar bir an bile dinlenmeden, adeta soluksuz çalışan, hastanelerde zamanla yarışan görünmeyen kahramanlar vardı.
Onlar, beyaz önlükleriyle hayat kurtaran doktorlarımızdı.
Onlar, yaralıların başından bir an olsun ayrılmayan hemşirelerimizdi.
Onlar, kayıt masasında büyük bir kargaşaya rağmen işlemleri aksatmadan sürdüren hasta kayıt görevlileriydi.
Onlar, hastanelerin güvenliğini sağlayan güvenlik görevlileriydi.
Onlar, gece boyunca kan, gözyaşı ve yoğunluğun ortasında hastaneleri ayakta tutan temizlik personelleriydi.
O gece herkes bir tek amaç için mücadele etti: Bir can daha kurtarmak.
O GECE SAATLE DEĞİL, VİCDANLA ÇALIŞILDI
15 Temmuz gecesi hastanelerde mesai kavramı ortadan kalktı. Kimse saatine bakmadı. Kimse "Vardiyam bitti." demedi. Kimse "Bu benim görevim değil." diye geri çekilmedi.
Doktorundan hemşiresine, laborantından güvenlik görevlisine, hasta kayıt personelinden temizlik çalışanına kadar herkes bulunduğu noktada olağanüstü bir fedakârlık gösterdi.
Acil servisler peş peşe gelen yaralılarla dolup taşarken sağlık çalışanları kendi yorgunluklarını unuttu.
Belki saatlerce su içemediler.
Belki yemek yiyemediler.
Belki ailelerine iyi olduklarına dair tek bir telefon bile açamadılar.
Çünkü o gece öncelik kendileri değil, yaşatmaya çalıştıkları insanlardı.
GAZİLERİMİZİN HAYATA TUTUNMASINDA SAĞLIK ÇALIŞANLARININ EMEĞİ BÜYÜKTÜR
Bugün gururla andığımız birçok gazimiz hayattaysa bunda o gece canla başla görev yapan sağlık çalışanlarının emeği inkâr edilemez.
Kurşun yaraları...
Patlama sonucu oluşan ağır travmalar...
Kan kayıpları...
Dakikalar içinde verilmesi gereken kritik kararlar...
Bütün bunların arasında sağlık çalışanları olağanüstü bir mücadele verdi.
Bir doktorun doğru kararı...
Bir hemşirenin zamanında müdahalesi...
Bir güvenlik görevlisinin kriz anındaki soğukkanlılığı...
Bir kayıt görevlisinin hızlı organizasyonu...
Bir temizlik personelinin hijyeni kesintisiz sağlaması...
Bunların her biri hayat kurtaran zincirin vazgeçilmez halkalarıydı.
VEFA SADECE SÖZLE OLMAZ!
Her yıl 15 Temmuz'da şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnetimizi ifade ediyoruz.
Bu elbette çok değerlidir.
Ancak vefa yalnızca törenlerle, konuşmalarla ve mesajlarla sınırlı kalmamalıdır.
Vefa, bazen somut bir teşekkürdür.
Vefa, bazen hak edilen değerin hak edenine teslim edilmesidir.
Vefa, bazen yıllar geçse bile fedakârlığı unutmamaktır.
15 Temmuz gecesi fiilen görev yapan sağlık personeline her yıl bir maaş tutarında ikramiye verilmesi, işte bu vefanın güçlü bir sembolü olabilir.
BU SADECE DOKTORLARIN DEĞİL, TÜM HASTANE EKİBİNİN HAKKIDIR
Hastanedeki çalışmalar her zaman bir ekip işidir.
Bir doktor tek başına sağlık hizmetini sürdüremez.
Bir hemşire tek başına hastaneyi ayakta tutamaz.
Hasta kayıt görevlisi olmadan düzen sağlanamaz.
Güvenlik görevlisi olmadan olası krizler yönetilemez.
Temizlik personeli olmadan sağlıklı bir tedavi ortamı oluşturulamaz.
15 Temmuz gecesi görev yapan herkes aynı fedakârlığın parçasıydı.
Bu nedenle yapılacak bir vefa düzenlemesi yalnızca belirli bir meslek grubunu değil, o gece hastanede fiilen görev yapan tüm sağlık personelini kapsamalıdır.
Çünkü o gece başarı bireysel değil, ortak bir mücadeleydi.
BİR MAAŞ İKRAMİYE BİR ÖDÜL DEĞİL, VEFANIN SİMGESİ
Burada dile getirilen teklif bir ödül dağıtmak değildir.
Çünkü o gece verilen emek parayla ölçülemez.
Ancak güçlü devletler, toplum adına fedakârlık gösteren insanlara vefalarını çeşitli şekillerde gösterebilir.
Her yıl 15 Temmuz'da o gece hastanelerde görev yapan sağlık personeline bir maaş tutarında ikramiye verilmesi, maddi değerinden çok manevi bir anlam taşıyacaktır.
Bu uygulama, gelecek nesillere de önemli bir mesaj verecektir:
"Ülkemiz, zor günlerde görevini yapan insanlarını unutmaz."
UNUTULMAYAN FEDAKÂRLIK, GÜÇLÜ DEVLETİN GÖSTERGESİDİR
Milletler yalnızca zaferleriyle değil, fedakârlık yapan insanlarına gösterdikleri vefayla da büyür.
15 Temmuz gecesi sabaha kadar hiç uyumadan, canla başla çalışan; aziz gazilerimizin hayatlarını kurtarmak için mücadele eden; onların yeniden sağlıklarına kavuşmasına vesile olan başta doktorlarımız olmak üzere, hemşirelerimizi, hasta kayıt görevlilerimizi, güvenlik personelimizi ve hastane temizlik personelimizi unutmamak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Çünkü o gece hastanelerde verilen mücadele de en az meydanlarda verilen mücadele kadar hayatiydi.
Aradan yıllar geçmiş olabilir.
Ancak fedakârlığın üzerinden zaman geçse de değeri asla eksilmez.
Tam aksine, vefa gösterildikçe büyür.
İşte bu nedenle, 15 Temmuz gecesi hastanelerde görev yapan tüm sağlık personelimize her 15 Temmuz'da bir maaş ikramiye verilmesi, hem devletimizin vefa anlayışına yakışacak hem de o unutulmaz gecede gösterilen fedakârlığın gelecek nesillere taşınmasını sağlayacak anlamlı bir adım olacaktır.
Hakan MUHTAR
















