Çok kıymetli dostlarımızla bir aradayız. Buranın farklı bir efsunluğu var. Ne zaman seçim atmosferi oluşsa, Seferihisar’la ilgili bir çalışma olsa herkes Dutlar Altın’da toplanır. Bizlerde bu işin aslını öğrenmek için bölge esnafı ve büyüklerimizi ziyaret ettik. Ali Taşkın, Seferihisar’ın esnaflarından Hüseyin Ercan ve Ali Vehbi ile birlikteyiz. Öncelikle misafirperverlikleri için teşekkür ediyoruz. Bizlere ikram ettikleri çaydan da anlaşılacağı üzere, ilk olarak insanlar buraya çayın güzel olmasından dolayı geliyor. İkincisiyse sohbetin güzel olmasından. Yusuf Vehbi ekliyor; ‘’Üçüncüsü de siyaseti…’’
Kahvede siyaset neden bu kadar ön planda?
Yusuf Vehbi: Burada yılların birikimi var. Tüm genel başkanlar, başbakanlar, başbakan yardımcıları ve devlet adamları buradan gelip geçmişlerdir. Yerel seçimlerde belediye başkanlarımız Dutlar Altı’nda siyaset yaparlar. Böyle böyle meşhur oldu burası, efsunluğunu böyle kazandı.
Hüseyin Ercan: Buranın bir de şöyle bir özelliği var; köylerimizden, kırsal bölgeden gelen vatandaşlarımız çarşıya geldiklerinde buraya da uğrarlar. Onlar da meraklarını burada gideriyorlar. Siyaset anlamında, çarşıda olanlar hakkında burada sohbet ederken bilgi edinirler. Kahvenin adının siyasetle anılmasının en önemli sebeplerinden biri budur.
Hem samimi hem siyasi sohbetler zor olmuyor mu? Meydanda siyasiler nasıl görüşüyor?
Ali Taşkın: Düzgün siyaset yapma bilincimiz varsa hiçbir sorun olmaz. Buraya gelen arkadaşlar düzgün siyaset yapıyor. Bu nedenle sorun olmuyor.
Çok konuşuluyorsunuz, çok adınız geçiyor. Sizin için birçok isim söylendi. Büyüklerimiz olarak siyaset deneyimlerinizden bahsedildi. Bizler de sizlerden fikir almak için buradayız. Hem buralı hem de uzun yıllardır esnafı olarak, Seferihisar’ı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ali Taşkın: Biz arkadaşlarımızla birlikte Cumhuriyet Halk Parti’mizin ihtiyacı neyse onu yaparız. Elbette başarılı olduğumuz konular olduğu gibi başarısız olduklarımız da var. Genel çerçeveden bakacak olursak; Seferihisar’da CHP siyasetinde başarılıyız. Tunç Soyer belediye başkanı olduktan sonra bir proje geliştirdi. Seferihisar ‘Sakin Şehir’ unvanını aldıktan sonra dışarıdan büyük bir göç geldi. Bu sürecin olumlu anlamda ekonomik ve kültürel gelişmeleri beraberinde getirdiği kanaatindeyim. Değişikliği elbette eleştirenler var ama ekonomik ve kültürel bakımdan bizi zenginleştirdiğini düşünüyorum.
İllaki negatif sonuçları da olmuştur ancak Seferihisar yatırıma açık bir bölge haline geldi. Turizmi, tarımı ve sahili bakımından önemli bir bölge. Hem siyaset konusunda hem de bölgenin esnafı olarak sizlerin aktif olduğunu görmekteyiz. Yusuf Bey kaç yıldır esnaflıkla uğraşıyorsunuz? Siz Seferihisar’ı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yusuf Vehbi: Ben resmi olarak 1987’de işverenliğe başladım. Aslında 1984’te başladım bu işe. Babamızın öğretileriyle yetiştik. Geçmişte Seferihisar tarımla, hayvancılıkla geçinen bir bölgeydi. Turizm daha sonra başladı. 1989 yıllarında pansiyonculuk başladı. Yıllar geçtikçe turizm kenti olmaya başladı. Tarımda Seferihisar narenciye bölgesi olarak adlandırılıyor. Turizmde de akla gelen ilk yerlerden birisi oldu. Seferihisar’a şöyle bakıyorum; önümüzdeki 1-2 yılın ardından Alaçatı’yı geçeceğini düşünüyorum. Alaçatı bizim arkamızda kalabilir. Seferihisar popüler bir isim olacak.
Deniziyle mekanlarıyla Sığacık büyük bir parlama yarattı. Yaz döneminde oldukça misafir ağırlıyor. Turizm kenti olarak hareketlenmek mutlu ediyor ancak doğal dengenin bozulacağı düşüncesi bizleri korkutuyor.
Ali Taşkın: Şöyle bir durum var; insanın olduğu her yerde sorun var. Artı ve eksileri göz önünde bulundurmak gerekiyor. Sorunlar ne kadar, almış olduğu göçün getirisi ne kadar? Bakmak gerekiyor. Ben sorunlar olmasına rağmen Seferihisar’ın almış olduğu göçten ve hem ekonomik hem kültürel katkısından memnunum.
Esnaf da memnun bu durumdan. Üretici pazarında halk ürünlerini satıp para kazanabiliyor.
Bu aslında Tunç Soyer’in projesiydi. Bu anlamda geliştirdiği konsept yerli kadın üreticilerimiz açısından da çok değerliydi. Basından da takip ettiğim kadarıyla şunu söyleyebilirim; Üretici Pazarı geleneği Türkiye’de yeni başlıyor. Seferihisar hepsinden önce başlamıştı.
Yusuf Vehbi: Projedeki amaç köylüyü kalkındırmak, destek olmaktı. Hem emeklerini değerlendirsin hem de evini geçindirecek parayı kazansın.
Sizler köklü bir Cumhuriyet Halk Partili olarak sizler Seferihisar’daki yeni kurulan ilçe başkanlığını ve sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ali Taşkın: Rahmi Tezel Çınar ilçe başkanı oldu. Biz bu süreçte desteklemiştik zaten. Biz başarılı olacağına inanıyoruz. Yenilik her zaman iyidir. Bence Rahmi Bey ve ekibi Seferihisar için, Cumhuriyet Halk Partisi adına çok güzel şeyler yapacak. Rahmi Bey ve ekibinde o vizyonu görüyorum.
İlçedeki değişim sürecini destekleyenlerdensiniz. Siz neler söylemek istersiniz?
Hüseyin Ercan: Değişim hayatın kaçınılmaz gerçeğidir. Değişim sürekli oluyor. Özellikle kıyı kasabalarında değişim çok hızlı oluyor. Turistik bölgelerde ve yaz sezonunda özellikle… Örneğin ülkenin bir numaralı tatil beldelerinden biri olan Bodrum’da bile belediye başkanı ‘’ Artık gelmeyin’’ diye demeç verebiliyor. Yaz dönemlerinden bizim de bu durumu yaşamamız olağandır. Partide süreç son kongrede çok iyi geçti. Rahmi arkadaşımız gerek önceki çalışmalarıyla gerek yapmış olduğu meclis üyeliği göreviyle çok başarılı biriydi. Tek aday olarak çıkması çok iyiydi çünkü bütün partililerin kabul ettiği, istediği bir aday olarak çıktı. Sadece birinin adayı olarak değil örgütün adayı olarak çıktı. Ve örgütte onu destekledi. Ben çok başarılı olacağına inanıyorum. İnşallah hep beraber daha da güzel günler görürüz.
Seferihisar, yeni ekibin ruhunu ve enerjisini hissedecek mi?
Hüseyin Ercan: Kesinlikle hissedecek. Önümüzde yerel seçimler, genel merkez, kurultay ve partinin içerisinde bir yapılanma var. Parti içerisindeki yapılanma süreci atlatıldıktan sonra inanıyorum ki; Seferihisar İlçe Örgütü ve Seferihisar Belediyesi çok daha güzel ufuklara yelken açacak.









