Reklam
Reklam

"Tarıma Dört Elle Sarılmalıyız"

Toprak Ana Programının bu ayki konuğu Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin oldu.  Tarımın ve Turizmin kalbi olan Seferihisar’da Hem üreticiyi hem de tarımsal faaliyetlerinden bahsettik.

"Tarıma Dört Elle Sarılmalıyız"

Toprak Ana Programının bu ayki konuğu Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin oldu.  Tarımın ve Turizmin kalbi olan Seferihisar’da Hem üreticiyi hem de tarımsal faaliyetlerinden bahsettik.

07 Haziran 2022 - 15:51

Üreticilerin sorunlarına değinen Başkan Yetişkin, “Bizler ilçede İzmir Büyükşehir Belediyesiyle de yaptığımız çalışmalar neticesinde üreticilerimize desteğimiz devam ediyor. Ancak Devletin de bu konuda desteğin daha güçlü olması lazım. Mazotu, yem fiyatı derken, üretici tarımdan ne yazık ki uzaklaşılıyor.” Dedi. Öncü Şehir tv ve Oluşum Haber ortak yayın olarak gerçekleşen söyleşinin detayları ise şöyle;

Ezgi Yeşil;  Seferihisar’ın tarımsal karakterini bize tanımlayabilir misiniz?
İsmail Yetişkin; Biliyorsunuz ki Seferihisar’ın ana geçim kaynaklarından bir tanesi tarım anlamında Mandalina Seferihisar için çok özel bir üretimdir. Seferihisar, Doğanbey, Gümüldür ve Payamlı’ya özgü bir ürün olan satsuma, cins bir mandalina her bölgede olmayan çok özel bir mandalina bunu yanında tabi zeytin ve zeytinyağı çok önemli. Bölgemizde yağlık zeytin özellikle çok önemli bunun yanı sıra zeytinlerden alınan hasatlardan zeytinyağlarımız çok güzel üretiliyor.
Birçok köyün geçim kaynağı haline gelen ürünler artık satışa sunuluyor.
Seferihisar da daha eskiye gidersek, Seferihisar tütüncülükle başlamış tarıma. Bu noktada bir süre sonra tütün yerini üzüm bağlarına bırakıyor. Artık şaraplık üzüm ve yemeklik üzüm üretilmeye başlanıyor. Şaraplık üzüm halen daha köylerimizde üretimine devam ediyor.  Yemeklik üzüm, Gödence Bölgesinde, Gölcük bölgesinde, Efem çukuru tarafında Çamtepe köyümüz var.  O bölgede üzümlerimiz üretiliyor.
Hayvancılık anlamında da Seferihisar da küçükbaş hayvan anlamında keçi, koyun üreticiliği ve büyük baş üreticiliği de devam etmekte geçmişten gelen günümüzde de yapılan tarım bu şekilde devam ediyor. Bizlerde sürdürmek için gerekli mücadeleyi veriyoruz.

Ezgi Yeşil; Tarımı çok seviyoruz ama ne yazıkki de ülkemizde hayat şartlarına baktığımızda ister istemez bir korku da başladı,  Başkanım; Üreticilerin sorunlarına da değinmek isterim. Devlet desteği yetersiz olduğu söyleniyor. Neler söylemek istersiniz?
İsmail Yetişkin; Gayet tabi, işçilerde bir sitem var. Bende ayrı zamanda mandalina üreticisiyim. Geçen yıl aldığım gübre fiyatıyla bu yıl aldığım gübre fiyatının  arasında 4,5 kat artış var. En basitini söyleyebilirim size, onun üzerine elektrik fiyatlarına artık başa çıkamadık. Biliyorsunuz ki Seferihisar barajında baraj sulamadan faydalanmaya başladı. Girdiler o kadar çok artmaya başladı ki mazot maliyetleri, işçilik maliyetleri bakıyorsunuz sizin kazancınız bunun karşısında kurtarmıyor.  Gelir gideri karşılamamaya başladı. Çiftçi mutsuz. Ancak biz çiftçiye sahip çıkmaya çalışıyoruz. Üretici pazarları açıyoruz. Hem bu şekilde halkımızda biraz rahatlatmış oluyoruz. Çünkü yöresel üretici pazarlarımızda aracısız mal satma hakkına sahip kendi ürettiğini üreticimiz satabiliyor.
Diğer pazarlara göre fiyatı biraz daha düşük oluyor. Bu şekilde destek olmaya çalışıyoruz. Özellikle genç çiftçilere ilgi duyuyoruz. Çünkü neden geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir şey biliyorsunuz ki, tarımın önemi her geçen gün biraz daha ortaya çıkmaya başladı. Bunu pandemi de de gördük. Hem de bir Rusya Ukrayna savaşı var. Onunla gelişen birçok tarımla ilgili sıkıntıyı bir arada yaşadık. O sebeple gençlere çok önem veriyoruz.  Bu anlamda onun için geleceğe ’de aktarmak gerekiyor. Tarımı her konuda da destek çıkıyoruz. Yaptığımız dünya çapında ki tarım fuarlarına geniş yer vermeye çalışıyoruz.

Mevlüd Dağdeviren; Geleneksel ürünlerinizi konuştuk. Mandalina, Zeytin, Zeytinyağı geçmiş dönemde yeni dönemde genç tarımcılarla beraber yeni tarım ürünleri de var tarım il müdürünün arz etiği salep kuş konmaz gibi  ürünler de yetiştiriliyor.
 İsmail Yetişkin; İlk lavanta’yla başladık, mesela onun yanında şimdi Seferihisar Düzce köyünde Ekinezya ekimine başladık. Ekinezya Düzce köyü açık hava müzesi gibi bir yer.  Bir tarih var tarihe ait sit alanı olan bölgede Ekinezya’nın yetiştirileceği öne sürüldü. Geçmişte orda Ekinezya’nın yetiştirildiğini gördüm. Onun üzerinde dedik ki bu bölgede de yaygınlaştıralım. İlk ilçe tarım müdürü ile devreye girdik. Ortak bir proje yapalım dedik. Seferihisar Belediyesi olarak yaptık. Hatta bir kısım fideyi talep ettik.
6 dönümlük bir araziye ektik. Geçen yıl ekilen fideler ile çok güzel bir üretim elde ettik. Ekinezya’dan ve çok iyi paralara da sattıklarını biliyorum. Ekinezya haricinde lavanta var karakılçık ekmeği var karakılçık buğdayı bizim yaptığımız tohum takas şenliğinde bize gelen bir avuç tohumdan ektiğimiz bir buğday türü. Tohum takas şenliğinde bize gelen bir avuç tohumu yaşlı bir teyzemiz tarafından geldi. Tunç Soyer başkanın dönemindeydi. Bir metre kare bir bahçeye ektik 500 metre kare derken şuanda Seferihisar’da 600 dönümlük gibi bir alanda dikilmeye başlandı. Birçok ailenin ’de geçim kaynağı oldu. Turgut köyünde ve ulamış köyünde birçok köy kadınları kendi evlerinde üretiyorlar. Ve bu ekmeği köy pazarlarında satıyorlar. Ve dışardan turistler yerli halkımız geldiği esnada karakılçık ekmeği almadan gitmediklerini görüyorum. Ve bu ekmek bizim halk marketimizde ve ulamış fırınında satılıyor. Ayrıca biz bunun festivalini yapıyoruz temmuz ayında tarihi şuan daha net değil ama temmuz ayında festival oluyor. Karakılçık ve Armola şenliği düzenliyoruz. Hem tarıma olan insanların ilgisini çekmek hem de bu karakılçık ekmeğinin ilgisini ayrı zamanda o köyün o yörenin bütün kültürel özelliğinin de tanıtmak için yaptığımız bir festival. Her yıl can yücel tohum merkezinden elden ettiğimiz tohumlarla bunları elde ediyoruz. Bu yıl hedefimiz 300 bin tane fide üreticilerimize dağıtmak olacak.

Mevlüd Dağdeviren; Lavanta hayatımıza nasıl girdi diye sorarsanız insanların mükkemel bir lavanta tarlasının önünde çekilmiş fotoğrafları görerek tanıdık.
İsmail Yetişkin; İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer tarafından hepsi üretildi.  Sağ olsun birlik beraberlikle hep yürüttük. Seferihisar’daki mandalina şuan gümüldür mandalinasını geçti. Örneğin ismini vermek istemiyorum şuan buradan ama satışlarını biz gerçekleştirelim diye teklifte bulundular bize.  Biz sadece kooperatifimizle beraber üretip satmaya çalışıyoruz. Ezgi hanımın da dediği gibi çok farklı şekillerde değerlendiriyoruz. Lokumundan tuttun, pestilinden tutun, kurutuluşundan tutun, mandalinayla ilgili her şeyi yapmaya çalışıyoruz.

“Yetiştirdiklerimizi, İhracat anlamında geliştireceğiz.”
Her zaman için mandalinayı yapılabilecek birçok şey var.  ARGE çalışmaları yapıyoruz. Bunun üzerinde çiftçimiz bunu nasıl organik yapabiliriz, nasıl pazarlayabiliriz diye araştırıyoruz. Bundan sonra ki çalışmalarımız ihracat üzerine sürüyor. Kuru mandalinayı isteyen bazı şirketler oldu. Kuru mandalina içerisinde en çok C vitaminini tutabilen bir meyve bundan dolayı birkaç liman ülkesi istedi. Görüşme halindeyiz bu konuyla ilgili inşallah müjdesini de vereceğiz. 

“Devlet, Çiftçiye dört elle sarılmalı”
Devlet desteği bizim yanımızda olması yeterli bizim için.  İhraç edeceğimiz üründen tutun, yetiştirdiğimiz ürüne destek çıksınlar. Seferihisar da konuştuğum çiftçilerin birçoğu bu desteklere ulaşamıyorlar. Birçok sebepten dolayı yeterli de gelmiyor. Çiftçi zaten Ekonomik krizden dolayı çiftçinin beli bükülmüş durumda çiftçinin o desteğe muhakkak ihtiyacı var. Bugün çiftçi mazot alamaz duruma gelmiş, gübre alamaz duruma gelmiş, birçok çiftçi tarlasını, bahçesini kendi haline bırakmaya başladı.
Onun için devletin desteği, eli üzerimizde olması lazım bir şekilde bu çiftçinin yaşatılması lazım. Aksi takdirde, büyük bir gıda krizi çıkacak. Sadece meyve, sebze anlamında değil.  Her türlü gıda üzerine sıkıntı yaşayacağız.

“Tarım arazilerini kesinlikle imara açmıyoruz.”
“HOBİ BAHÇESİ ALMAYIN!.”
Hobi bahçeleri ile ilgili şunu belirtmeliyim.  Hobi bahçeleri bir kıyım, kimse buna aldanıp hobi bahçesi adı altında böyle yerler almasın!.  Çünkü tarım arazilerine yapı yapılıyor. Tamamen kaçak hiçbir yapı belgesi yok hiçbir, yasal yeri yok, hiçbir uygulama görmemiş yere yapılıyor. Kendi aralarında kooperatif arasında yapılan sözleşmeleri ile yapılıyor. Elektriğimde tarımsal elektrik olarak bağlıyorlar.  Suyu da kuyu yöntemi ile kullanıyorlar ama hiçbir şekilde yasal değil. Biz Kavak dere köyündeki bir hobi bahçesine yıkım kararı uygulamak için ihtar gönderdik. Ancak mahkemeyi durdurma kararı aldılar. Bu konuda elimizde bir sürü doküman var. Çevre Şehircilik Bakanlığının, İl tarım müdürlüğünün, her taraftan yıkın!.  Diyorlar. Mahkeme “Yürütmeyi durdurun.” kararı verdi.

 Bununla ilgili yasa çıkarılması lazım.
O insanlar da kandırılıyor, yer altı kaynaklarını kullanıyorlar. Bizim tarımda kullanmamız gereken suyu onlar konutlarında kullanıyorlar. Alt yapı kanalları yok. O atıklar bölgedeki suyu da kirletiyor.
 Neresinden bakarsanız bakın, bir facia tarım alanları yok oluyor.

Ezgi Yeşil; Birazda küçükbaş yetiştiriciliğinden de bahsetmek istiyoruz, neler söylemek istersiniz?
İsmail Yetişkin ; Sağ olsun, Tunç Başkanımız,  Seferihisar’daki küçük baş hayvanların keçi ve koyunların sütünü alma garantili bir proje başlattı. Onlar den peynir üretip onları farklı şekilde halkın bakkalı gibi yerlerde değerlendirerek satışı sunuyorlar. Seferihisar halkındaki küçükbaş yetiştiricilerinde büyük bir merak uyandırdı. Hayvanlarını bozmak üzere olan girdilerin çok yüksek olduğu için kesime gönderecekken can buldular. Aynı şekilde sanıyorum ki ilerleyen yıllarda büyükbaş hayvanlar için onunla ilgilide bir proje üretmeye çalışıyorlar. Zor günler bekliyor büyükbaş hayvan yetiştiricilerin birçoğu vazgeçmeye başladı. Tüm Seferihisar’ın genelinden büyükbaş hayvanlardan toplanılan sütte 3 ton büyük bir kayıp söz konusu. Köylü gelip şehirden yoğurt, süt, yumurta almazdı. Şu anda pazardan yumurta alan köylü var.
Bu konuda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e teşekkürlerimi iletiyorum.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum