31 Mart 2019 yılı yapılacak olan seçime her bölgede olduğu gibi Seferihisar’da da aday adayları çıkmaya başladı.
Bu güzel yarışta herkes bir şeyler paylaşırken, memleketin hizmet noktasındaki eksik ve yeniliklerini nelerin iyi geleceğini tespit etmemiz gerekiyor. Seferihisar hepimizin Ürkmeziyle, Payamlısıyla Çamtepesiyle, Orhanlısıyla, mahalleleriyle tüm köyleriyle Seferihisar’a başkan olacak adayın bunları iyi tespit etmesi gerekiyor.
Burada önemi olan halka yakın olmak, mevcut belediye başkanı Tunç Soyer, tanıtım ve proje üretim konusunda başarılı olsa da halkın yanına gelip sohbet edip fikir alışverişinde bulunması da gerekir.
Sokak röportajları yapıyoruz. Aldığımız cevaplar ise çoğunluk halkın içinden biri olması yönünde, 40 bin nüfus olan ilçemizin 31 bin 250 kişi seçmen olduğu tespit ediliyor.
Biz halkın nabzını tutmak adına yapmış olduğumuz anketler de anlaşıldığı gibi burada Belediye Başkanı olmak isteyen adayın öncelikle bölgeye hâkim, halka yakın, yaşanabilir bir şehir arzu ediliyor.
Önceki yıllarda deprem bölgesi olarak anılan bir yerdi şimdi ise dünya tanıyor. Mutlaka eksik yapılanlar da var belediye de ancak burası bizim geleceğimiz çocuklarımızın mirası onlara iyi bir yer bırakmak lazım.
Her ne olursa olsun artık belediyecilik ranta dayalı olmasın istiyoruz. Revizyon olsun, yeni başkan, yeni meclis üyeleri olsun. Vatandaşların sorunlarını meclise taşınsın halkın sesi olsun istiyoruz. Kıdem olarak fikir sahipli bilgi birikimi yüksek kişilerin belediyeyi ve meclis üyelerin bulunmasını istiyoruz. Bölge de projeleriyle Seferihisar’ı kalkındıracak konular olmalı, istihdam kapasitesi konusunda sadece belediye binasının iş bulma kurumu olmadığı farklı iş alternatiflerin olduğu yerlerin yapılmasını istiyoruz.
Seferihisar örnek kalkınmalarıyla marka şehir olsun, ama doğallığı tarım turizmi konuşulsun istiyoruz..
Zeytini, mandalini, şevket-i bostanı, enginarı, lavantası daha birçok tarıma dayalı üretim faaliyetlerinin artmasını istiyoruz.
Biz burada şu parti bu parti değil bölge için Hangi parti olursa olsun..
Siyasi literatürde klasik olarak kullanılan ancak sosyolojik olarak doğru olmayan bir söz var. “Taş koysak ta seçimi alırız.
Millet bizden başkasına oy vermez. ”1100%’tan sonraki Türkiye siyasi yaşamında yüksek oy alan siyasi partilerin veya adayların bir sonraki dönemde vatandaşların tercihiyle tarih sahnesinden tamamen silinebildiklerini çok iyi biliyoruz.
Bu sözün geçerliliğinin belirli bir zaman sürecinde olduğu ve kırılma naftasından sonra hükümsüz kaldığını silinen partilerden çıkarabiliyoruz.
Siyasi partilerin güçlü oldukları yerlerde “Taş da odun da koysak seçimi alırız veya birçok yerde iddia edildiği gibi ceketimizi assak belediyeyi kazanırız.” gibi etkilerle oluşan tepkilerin 31 Mart seçimlerinde kırılma noktası olacağını düşünüyorum.
Kazanan Seferihisar olsun istiyoruz...
Bu güzel yarışta herkes bir şeyler paylaşırken, memleketin hizmet noktasındaki eksik ve yeniliklerini nelerin iyi geleceğini tespit etmemiz gerekiyor. Seferihisar hepimizin Ürkmeziyle, Payamlısıyla Çamtepesiyle, Orhanlısıyla, mahalleleriyle tüm köyleriyle Seferihisar’a başkan olacak adayın bunları iyi tespit etmesi gerekiyor.
Burada önemi olan halka yakın olmak, mevcut belediye başkanı Tunç Soyer, tanıtım ve proje üretim konusunda başarılı olsa da halkın yanına gelip sohbet edip fikir alışverişinde bulunması da gerekir.
Sokak röportajları yapıyoruz. Aldığımız cevaplar ise çoğunluk halkın içinden biri olması yönünde, 40 bin nüfus olan ilçemizin 31 bin 250 kişi seçmen olduğu tespit ediliyor.
Biz halkın nabzını tutmak adına yapmış olduğumuz anketler de anlaşıldığı gibi burada Belediye Başkanı olmak isteyen adayın öncelikle bölgeye hâkim, halka yakın, yaşanabilir bir şehir arzu ediliyor.
Önceki yıllarda deprem bölgesi olarak anılan bir yerdi şimdi ise dünya tanıyor. Mutlaka eksik yapılanlar da var belediye de ancak burası bizim geleceğimiz çocuklarımızın mirası onlara iyi bir yer bırakmak lazım.
Her ne olursa olsun artık belediyecilik ranta dayalı olmasın istiyoruz. Revizyon olsun, yeni başkan, yeni meclis üyeleri olsun. Vatandaşların sorunlarını meclise taşınsın halkın sesi olsun istiyoruz. Kıdem olarak fikir sahipli bilgi birikimi yüksek kişilerin belediyeyi ve meclis üyelerin bulunmasını istiyoruz. Bölge de projeleriyle Seferihisar’ı kalkındıracak konular olmalı, istihdam kapasitesi konusunda sadece belediye binasının iş bulma kurumu olmadığı farklı iş alternatiflerin olduğu yerlerin yapılmasını istiyoruz.
Seferihisar örnek kalkınmalarıyla marka şehir olsun, ama doğallığı tarım turizmi konuşulsun istiyoruz..
Zeytini, mandalini, şevket-i bostanı, enginarı, lavantası daha birçok tarıma dayalı üretim faaliyetlerinin artmasını istiyoruz.
Biz burada şu parti bu parti değil bölge için Hangi parti olursa olsun..
Siyasi literatürde klasik olarak kullanılan ancak sosyolojik olarak doğru olmayan bir söz var. “Taş koysak ta seçimi alırız.
Millet bizden başkasına oy vermez. ”1100%’tan sonraki Türkiye siyasi yaşamında yüksek oy alan siyasi partilerin veya adayların bir sonraki dönemde vatandaşların tercihiyle tarih sahnesinden tamamen silinebildiklerini çok iyi biliyoruz.
Bu sözün geçerliliğinin belirli bir zaman sürecinde olduğu ve kırılma naftasından sonra hükümsüz kaldığını silinen partilerden çıkarabiliyoruz.
Siyasi partilerin güçlü oldukları yerlerde “Taş da odun da koysak seçimi alırız veya birçok yerde iddia edildiği gibi ceketimizi assak belediyeyi kazanırız.” gibi etkilerle oluşan tepkilerin 31 Mart seçimlerinde kırılma noktası olacağını düşünüyorum.
Kazanan Seferihisar olsun istiyoruz...







