1922 BİR AYRILIĞIN İZLERİYağcılar’ın geçmişine bakınca en çok anlatılan yıl 1922’dir. O zaman köyde yaşayan Rumlar, savaşın ardından köyü bırakıp gitmek zorunda kalır.Büyüklerden duyulduğuna göre, gitmeden önce son kez mezarlığa gidilir. Ardından köydeki Aya Triada Kilisesi’nde bir ayin yapılır. Ayini papazları George Cibuyanis yönetir. Uzun boylu, heybetli biri olarak anlatılır hep.Sonra köy halkı Demircili Koyu’na iner. Oradan teknelere binilip Samos’a geçilir. O gidiş, köyde kolay kolay unutulmaz.
RUM DÖNEMİ ÜRETİM VE YAŞAMO zamanlar köyde hayat toprakla iç içedir. Bağlar vardır, zeytinlikler vardır, herkes az çok hayvancılıkla uğraşır.Bugün bile duran bazı yaşlı zeytin ağaçları için “o zamandan kalma” derler.MÜBADELE VE YENİ BİR BAŞLANGIÇRumlar gittikten sonra köy boş kalmaz. Bu sefer Selanik tarafından gelen Türk göçmenler yerleşir.Geldiklerinde köy biraz dağınık, düzeni bozulmuş haldedir. Ama zamanla herkes el birliğiyle toparlar, hayat yeniden kurulur.TARIMSAL DÖNÜŞÜM BAĞDAN TÜTÜNEZeytinlikler genelde olduğu gibi kalır ama bağcılık eskisi kadar sürmez. Yeni gelenler bazı bağları söküp yerine tütün eker.Köyün geçimi de buna göre değişir. Ama zeytin hep var olur, hiç kaybolmaz.PAPAZIN KIZIKöyde anlatılan en dikkat çekici hikâyelerden biri papazın kızıdır.Anlatıldığına göre papazın kızı bir Türk gence gönlünü kaptırır. O zamanın şartlarında bu kolay kabul edilecek bir durum değildir. Mübadele yaklaşınca kızın önüne bir seçim çıkar: ya ailesiyle gidecek ya da burada kalacaktır.Derler ki kalmayı seçer. Müslüman olur, evlenir ve köyde yaşamaya devam eder.Bu hikâye, Samos’a giden Rumlar arasında anlatılır. Anlatılanlara göre, yıllar sonra, 1950 civarında, kızın akrabalarından biri Samos’tan köye gelir. Amacı onu bulup geri götürmektir. Ama kadın gitmek istemez. Kocasıyla mutlu olduğunu, üç çocuğunu burada büyüttüğünü söyler. Ailesini bırakıp bir yere gidemeyeceğini anlatır.Bunun üzerine geri dönmez, köyde kalmayı sürdürür.SÖZLÜ TARİH VE HAFIZAYağcılar’ın geçmişi sadece kitaplarda değil, anlatılanlarda yaşar.Büyüklerden duyulan bu hikâyeler ayrılığı, insan ilişkilerini ve zamanla değişen hayatı bugüne kadar getirir.MİMARİ VE İZLERKöydeki taş evler eski zamanın izini taşır. Kapı kemerleri, taş duvarlar hâlâ durur.Bakınca insan geçmişi az çok hisseder.DOĞA VE SÜREKLİLİKZeytin ağaçları köyün en eski tanıkları gibidir. Kimler geldi, kimler geçti; onlar hep yerinde kaldı. KİMLİK VE DÖNÜŞÜMYağcılar tek bir zamana ait değildir. Eskiyle yeninin üst üste gelmesiyle bugünkü halini almıştır.NOT :
Bu metin, Samos’taki eski Yağcılar sakinlerinin torunları ile günümüzde Yağcılar’da yaşayanların anlatımlarına dayanarak derlenmiştir.
RUM DÖNEMİ ÜRETİM VE YAŞAMO zamanlar köyde hayat toprakla iç içedir. Bağlar vardır, zeytinlikler vardır, herkes az çok hayvancılıkla uğraşır.Bugün bile duran bazı yaşlı zeytin ağaçları için “o zamandan kalma” derler.MÜBADELE VE YENİ BİR BAŞLANGIÇRumlar gittikten sonra köy boş kalmaz. Bu sefer Selanik tarafından gelen Türk göçmenler yerleşir.Geldiklerinde köy biraz dağınık, düzeni bozulmuş haldedir. Ama zamanla herkes el birliğiyle toparlar, hayat yeniden kurulur.TARIMSAL DÖNÜŞÜM BAĞDAN TÜTÜNEZeytinlikler genelde olduğu gibi kalır ama bağcılık eskisi kadar sürmez. Yeni gelenler bazı bağları söküp yerine tütün eker.Köyün geçimi de buna göre değişir. Ama zeytin hep var olur, hiç kaybolmaz.PAPAZIN KIZIKöyde anlatılan en dikkat çekici hikâyelerden biri papazın kızıdır.Anlatıldığına göre papazın kızı bir Türk gence gönlünü kaptırır. O zamanın şartlarında bu kolay kabul edilecek bir durum değildir. Mübadele yaklaşınca kızın önüne bir seçim çıkar: ya ailesiyle gidecek ya da burada kalacaktır.Derler ki kalmayı seçer. Müslüman olur, evlenir ve köyde yaşamaya devam eder.Bu hikâye, Samos’a giden Rumlar arasında anlatılır. Anlatılanlara göre, yıllar sonra, 1950 civarında, kızın akrabalarından biri Samos’tan köye gelir. Amacı onu bulup geri götürmektir. Ama kadın gitmek istemez. Kocasıyla mutlu olduğunu, üç çocuğunu burada büyüttüğünü söyler. Ailesini bırakıp bir yere gidemeyeceğini anlatır.Bunun üzerine geri dönmez, köyde kalmayı sürdürür.SÖZLÜ TARİH VE HAFIZAYağcılar’ın geçmişi sadece kitaplarda değil, anlatılanlarda yaşar.Büyüklerden duyulan bu hikâyeler ayrılığı, insan ilişkilerini ve zamanla değişen hayatı bugüne kadar getirir.MİMARİ VE İZLERKöydeki taş evler eski zamanın izini taşır. Kapı kemerleri, taş duvarlar hâlâ durur.Bakınca insan geçmişi az çok hisseder.DOĞA VE SÜREKLİLİKZeytin ağaçları köyün en eski tanıkları gibidir. Kimler geldi, kimler geçti; onlar hep yerinde kaldı. KİMLİK VE DÖNÜŞÜMYağcılar tek bir zamana ait değildir. Eskiyle yeninin üst üste gelmesiyle bugünkü halini almıştır.NOT :
Bu metin, Samos’taki eski Yağcılar sakinlerinin torunları ile günümüzde Yağcılar’da yaşayanların anlatımlarına dayanarak derlenmiştir.











