Bırak evi ... (uygun kelimeyi yazın lütfen) götürsün. Düzenli oldun diye kimse sana madalya takmadı, kimse alkışlamadı. Hayat çamaşır suyunun kokusunda değil, akşam serinliğinin esintisinde. Çık balkona, uzat ayaklarını parmaklıklara. Bir elinde kadeh, diğerinde şişe. İşte gerçek törensel an bu. Başla şarkını söylemeye. Sesin çatlasın, sözleri unut, hiç fark etmez. Çünkü bu şarkı sana ait.İnsanların ne düşündüğünün önemi yok. Bütün ömür “elalem”i memnun etmeye çalışarak geçti zaten. Artık kapat o defteri. Kapat gözlerini, bırak rüzgar saçlarını karıştırsın. Dans et, eteğinin ucundan tut, kıvıra kıvıra savur. Hayatın ritmini kendi bedeninden çıkar. Müzik yoksa bile fark etmez, senin kalbinin atışı yeter.Bazen mutluluk büyük planlarda, pahalı sofralarda, görkemli kutlamalarda değil. Mutluluk, akşamın serinliğinde, tek başına içtiğin o şarapta, bağıra çağıra söylediğin şarkılarda gizli. En çok da umursamadığında, kendine izin verdiğinde ortaya çıkıyor.Şunu unutma: Düzen, temizlik, disiplin… bunlar başkalarının gözünde “örnek kadın” imajı yaratır. Ama senin ruhunu doyurmaz. Özgürlük, eteğini kıvıra kıvıra salladığında, saçlarını savurduğunda, sesini duyurduğunda gelir. Kadın dediğin kafasına koyduğunu yapar, çünkü yapmadığında içine oturur.Bir kez geldin bu hayata. Ve eğer o hayatı başkalarının beklentilerine göre yaşayacaksan, hiç gelmesen de olurdu. O yüzden kadehini kaldır, balkona çık, şarkını söyle. Kendine ait sahneni yarat. Bu hayat senin, başrol de sen.
YEREL
Yayınlanma: 15 Eylül 2025 - 15:34
Sahneni yarat...
Aysun Karayazgan yazdı; "Sahneni yarat..."
YEREL
15 Eylül 2025 - 15:34









