Son beş yılda genel olarak emlak ve inşaat sektörü günümüzde fazlasıyla öne çıktı ve bu önemliliğiyle beraberinde birçok artısı ve eksisini yansıttı. Birçok insan direk kazanç sağlama anlamında baktı ama oysaki çarpık kentleşme ve belirli bir nizami olayları göz önünde bulundurmadı.
Kendi bölgemizde bunu fazlasıyla görmekteyiz. Bunlardan en başlıca sıkıntısı sokaklar ve bulvarların açılmaması. Bunların en büyük felaketi trafik ve acil müdahale sağlayacak kurumların beldeye kolay giriş çıkış sağlayamaması oldu.
Bizler bunları göremedik mi bunların olacağını sezemedik mi peki?
Elbette ki biliyorduk ancak bizlere geleceğimizden çok bugünümüz ilgilendirdi. Gelelim bölgemizdeki bir diğer soruna emlak piyasası. Orantısız bir şekilde sürekli olarak çıkmakta ve gelen birçok müşteri şok etkisiyle gayrimenkul almayıp yatırımlarını daha uygun cebine göre diye tabir ettiğimiz yerlere kaydırmakta.
Şimdi örneğin bir ev alacaksınız daireye baktığınızda siz bile beğenmiyorsunuz belki de bunu bir emlakçı olarak müşterinize sunar mısınız veya yüksek fiyatta bir arsa alt yapısı hiçbir şeyi yok imar durumu muammada bunu sunar mıydınız hadi bu arsayı veya evi sattınız alan kişi pişman bir daha yatırım yapar mı ve ya bir başka çevresi gelir mi elbette ki gelmez.
Çünkü orantısız bir şekilde değerlendirme yapmadan herkes bir fiyat söyleyip bunun üzerinden yer satılmaya çalışılıyor bu ancak kısa dönemli bir kazanç getirir kendi kendimizi bu sektör de bitirmiş oluruz.
Bunlar için alınacak birçok önlem vardı mesela bu işten kazanç sağlayanlarımız (emlakçılar ) olarak birer emlak değerleme uzmanı olmalıydık. Piyasa altında veya yukarısında belirli standartlara göre hesaplama yapılıp bu rakamlarla ortak bir akla dayalı hareket edilmeliydi.
Gelecekteki ekonomik krizlere karşı önlem alıp yerin güncel fiyatında bile bu kadar durgunluk olmayacaktı. Cazip fiyatlarla gayrimenkuller satışlarına devam edilebilirdi.
Şimdi gelelim gelişen Seferihisar dediğimiz fiyatların tavan yaptığı bölgemize neden bu kadar satışlar yavaş dersek 10 yıl önceki hatta 15 yıl önceki taşlar dahi aynı bir altyapı yok belediye hizmeti sıfır daha yolu bile yıllardır açılmayan arsa araziler var imar çalışması yok yıllardır küçük yapı yapmaya mahkûm kılındık fiyat yüksek yapı küçük ters orantı.
Bunların başlıca sorunları vergisi artırılan arsaların hiçbir hizmet görmemesidir.
Bir başka sorun hatta en büyüğü de gayrimenkullerin yerlerini dahi bilmeden kafadan fiyat vermekte önce de söylediğim gibi sadece günü kurtarma peşindeyiz aslında.
Bu her yerde emlakçılık yapmakta olan vergisiz yani kayıt dışı yapan insanların bu fiyatlara etkisi oldukça yüksektir. Örneğin şöyle oluyor olaylar Ahmet abinin yer bu kadara satıldı senin ki daha güzel bu kadar eder bu emlak sektöründe çok büyük krizlere yol açar önceliğimiz bu sorunu ortadan kaldırmamız lazım.
Emlakçılık yapmak isteyen kişiler mutlaka bir ofis veya bir kurum altında çalışıp tecrübe kazanmalıdır.
Çünkü günümüz de artık hiçbir iş hatayı maalesef ki kabul etmemektedir.
Kendi bölgemizde bunu fazlasıyla görmekteyiz. Bunlardan en başlıca sıkıntısı sokaklar ve bulvarların açılmaması. Bunların en büyük felaketi trafik ve acil müdahale sağlayacak kurumların beldeye kolay giriş çıkış sağlayamaması oldu.
Bizler bunları göremedik mi bunların olacağını sezemedik mi peki?
Elbette ki biliyorduk ancak bizlere geleceğimizden çok bugünümüz ilgilendirdi. Gelelim bölgemizdeki bir diğer soruna emlak piyasası. Orantısız bir şekilde sürekli olarak çıkmakta ve gelen birçok müşteri şok etkisiyle gayrimenkul almayıp yatırımlarını daha uygun cebine göre diye tabir ettiğimiz yerlere kaydırmakta.
Şimdi örneğin bir ev alacaksınız daireye baktığınızda siz bile beğenmiyorsunuz belki de bunu bir emlakçı olarak müşterinize sunar mısınız veya yüksek fiyatta bir arsa alt yapısı hiçbir şeyi yok imar durumu muammada bunu sunar mıydınız hadi bu arsayı veya evi sattınız alan kişi pişman bir daha yatırım yapar mı ve ya bir başka çevresi gelir mi elbette ki gelmez.
Çünkü orantısız bir şekilde değerlendirme yapmadan herkes bir fiyat söyleyip bunun üzerinden yer satılmaya çalışılıyor bu ancak kısa dönemli bir kazanç getirir kendi kendimizi bu sektör de bitirmiş oluruz.
Bunlar için alınacak birçok önlem vardı mesela bu işten kazanç sağlayanlarımız (emlakçılar ) olarak birer emlak değerleme uzmanı olmalıydık. Piyasa altında veya yukarısında belirli standartlara göre hesaplama yapılıp bu rakamlarla ortak bir akla dayalı hareket edilmeliydi.
Gelecekteki ekonomik krizlere karşı önlem alıp yerin güncel fiyatında bile bu kadar durgunluk olmayacaktı. Cazip fiyatlarla gayrimenkuller satışlarına devam edilebilirdi.
Şimdi gelelim gelişen Seferihisar dediğimiz fiyatların tavan yaptığı bölgemize neden bu kadar satışlar yavaş dersek 10 yıl önceki hatta 15 yıl önceki taşlar dahi aynı bir altyapı yok belediye hizmeti sıfır daha yolu bile yıllardır açılmayan arsa araziler var imar çalışması yok yıllardır küçük yapı yapmaya mahkûm kılındık fiyat yüksek yapı küçük ters orantı.
Bunların başlıca sorunları vergisi artırılan arsaların hiçbir hizmet görmemesidir.
Bir başka sorun hatta en büyüğü de gayrimenkullerin yerlerini dahi bilmeden kafadan fiyat vermekte önce de söylediğim gibi sadece günü kurtarma peşindeyiz aslında.
Bu her yerde emlakçılık yapmakta olan vergisiz yani kayıt dışı yapan insanların bu fiyatlara etkisi oldukça yüksektir. Örneğin şöyle oluyor olaylar Ahmet abinin yer bu kadara satıldı senin ki daha güzel bu kadar eder bu emlak sektöründe çok büyük krizlere yol açar önceliğimiz bu sorunu ortadan kaldırmamız lazım.
Emlakçılık yapmak isteyen kişiler mutlaka bir ofis veya bir kurum altında çalışıp tecrübe kazanmalıdır.
Çünkü günümüz de artık hiçbir iş hatayı maalesef ki kabul etmemektedir.









