İnsan, Haçlı Seferleri Bizans’ı ölümcül biçimde yaralamamış ve Fatih Sultan Mehmet’ de son darbeyi vurmamış olsaydı neler olabileceğini düşünmeden edemiyor. Eğer Bizans gerçekten Rönesans’ın bir parçası olsaydı ya da hatta onun öncülüğünü yapsaydı… Resim sanatı nasıl bir yola girerdi? Yunan Yeni-Platoncu düşüncenin ( Dip Not 1 )son merkezi olan Mistra’dan ( Dip Not 2 ) sonra ne gelirdi?Bu ihtimal insanın tüylerini ürpertiyor. Çünkü bütün bu yaşananlar olmasaydı, Rönesans belki de hiç ortaya çıkmayabilirdi. Ama bir an için imparatorluğun kaderinin mucizevi bir şekilde değiştiğini; Rönesans’ı doğuran her şeyin hâlâ oluşum aşamasında olduğunu ve tüm etkenlerin birlikte işlediğini hayal edersek, karşımıza eşine benzeri olmayan bir mucizenin Altın Çağı çıkıyor.NOT 1 :YENİ PLATONCU AKIM. (Neoplatonizm)
MS 3. yüzyılda ortaya çıkan felsefi bir görüştür. Temelinde Platon’un felsefesi yer alır.Evrenin kaynağı “Bir” (mutlak iyilik ve gerçeklik)tir.
Her şey Bir’den taşma (sudur) yoluyla meydana gelir.
İnsan ruhunun amacı, maddi dünyadan uzaklaşıp Bir’e yeniden ulaşmaktır.
Akıl, ruh ve madde arasında hiyerarşik bir düzen vardır.Kısaca: Yeni Platonculuk, ruhun arınarak en yüce varlık olan Bir ile birleşmesini amaçlayan mistik-felsefi bir akımdır.NOT 2 :MİSTRA :Mistra, Yunanistan’da Mora yarımadasında etrafı surlarla çevrili bir şehirdir.
Bizans döneminde önemli bir sanat, mimari ve kültür merkeziydi.Geç Bizans sanatı: 13–15. yüzyıllarda Mistra’da yapılan kiliseler, zengin fresk programları ve mimari süslemeleriyle Geç Bizans resminin en seçkin örneklerini barındırır.
Despotluk merkezi: Mora Despotluğu’nun başkenti olması, saray çevresinde sanatçı ve zanaatkârların toplanmasını sağladı.
Mimari çeşitlilik: Saraylar, manastırlar ve kiliseler; Konstantinopolis etkileriyle yerel üslubun birleşimini gösterir.
Entelektüel yaşam: Dönemin düşünürleri ve bilginleri burada çalıştı; bu da sanatsal üretimi besledi.Öne çıkan yapılar
• Despotlar Sarayı
• Pantanassa Manastırı
• Peribleptos Manastırı
• Agios Dimitrios KatedraliMistra, Bizans’ın son parlak sanat merkezlerinden biri olarak kanul edilir.
MS 3. yüzyılda ortaya çıkan felsefi bir görüştür. Temelinde Platon’un felsefesi yer alır.Evrenin kaynağı “Bir” (mutlak iyilik ve gerçeklik)tir.
Her şey Bir’den taşma (sudur) yoluyla meydana gelir.
İnsan ruhunun amacı, maddi dünyadan uzaklaşıp Bir’e yeniden ulaşmaktır.
Akıl, ruh ve madde arasında hiyerarşik bir düzen vardır.Kısaca: Yeni Platonculuk, ruhun arınarak en yüce varlık olan Bir ile birleşmesini amaçlayan mistik-felsefi bir akımdır.NOT 2 :MİSTRA :Mistra, Yunanistan’da Mora yarımadasında etrafı surlarla çevrili bir şehirdir.
Bizans döneminde önemli bir sanat, mimari ve kültür merkeziydi.Geç Bizans sanatı: 13–15. yüzyıllarda Mistra’da yapılan kiliseler, zengin fresk programları ve mimari süslemeleriyle Geç Bizans resminin en seçkin örneklerini barındırır.
Despotluk merkezi: Mora Despotluğu’nun başkenti olması, saray çevresinde sanatçı ve zanaatkârların toplanmasını sağladı.
Mimari çeşitlilik: Saraylar, manastırlar ve kiliseler; Konstantinopolis etkileriyle yerel üslubun birleşimini gösterir.
Entelektüel yaşam: Dönemin düşünürleri ve bilginleri burada çalıştı; bu da sanatsal üretimi besledi.Öne çıkan yapılar
• Despotlar Sarayı
• Pantanassa Manastırı
• Peribleptos Manastırı
• Agios Dimitrios KatedraliMistra, Bizans’ın son parlak sanat merkezlerinden biri olarak kanul edilir.










