Değişen, takvimden başka bir şey olmamış.“Kim acının tarifini yapabilir? Hangimiz korkularımızı gözlerimizde gizleyebiliriz? Enkaz altında kalmış akrep ve yelkovanın gizli kalmış anıları ile kim yeniden açar dünyaya gözlerini? Gözlerinde gizli kalmış çocukluğunu yaşayamadan.Yazımın başlığı“Seferihisar” olsa da siz “ülkemiz” olarak okuyunuz lütfen. Ülkemizin deprem gerçeğini bilmeyen yetkin ağız kalmış mıdır acaba? Peki kim dur diyecek yumruk büyüklüğünde dere taşları ile bina yapan müteahhitlere? Kim hatırlatacak mühendislik bilimlerinin gerçeklerini o şarlatanlara? Kim hatırlatacak birilerine; renksiz bir damla gözyaşının çok renkli binlerce kağıt parçasından daha değerli olduğunu? Sorularımın, sorularınız olduğunu ve yanıtını bulmakta zorlandığınızı duyar gibi oluyorum. Çözüm önerim: sorumluluğu olanların “idam” ile yargılanıp gereğinin yapılmasıdır… Tüyleriniz diken diken oldu değil mi? O gizemli sözcüğü okuduğunuzda.Lakin binlerce, on binlerce insanımızın canına, malına kasteden bu vahşi zihniyet için o cezanın az bile olduğunu düşünüyorum. Ülkemizin depremsel özelliği karşısında insanlarımızın eğitim ve bilinç seviyelerinin yükseltilerek, sorgulayan ve araştıran bir toplumun bu kadar ucuz hatalar karşısında çok fazla can kaybı vermeyeceği kanaatindeyim. Sesimi duyan yok mu? Seslerini bu kez; AKUT’un 30 ekibinden 1000 civarında gönüllüsü duymuş, 4 A/K köpeği ile ışık olup akmışlardı sabahın seherinde, Gazi, Kahraman ve Şanlı illerimizin coğrafyasına. Çok uzak değildi binlerce canımızın yandığı Marmara, Van, Elazığ, İzmir depremlerinin acıları. Ama unutmuş olmalıyız ki aynı acıyı bir kez daha hissettik yüreklerimizin en derin yerlerinde. Yüreğimiz kanasa ne olur ki, ateş düştüğü yeri yakıyor. Kartondan binalar yavruları analarından, sevgilileri eşlerinden ayırıyor birer birer. Çeyizler ortalığa saçılıyor. Yazımın başında da belirtmiştim “kim acının tarifini yapabilir diye”… Bunun da bir anlamı olmalıydı! Yani “Zaman” diyenler yanılmalıydı. Jeneratörler, Kırıcılar, Matkaplar, Testereler, Demir Kesiciler, Beton Kesiciler, Hidrolik ayırıcılar, kazmalar, kürekler, manivelalar, lambalar yani normal şartlarda pek işimize yaramayan malzemeler, orada o anda can kurtaran bir cerrahın bıçağına, makasına dönüşüyor ve hayat kurtarıyordu.” Değişen sadece takvimin yapraklar olmuş, o da enkazlar da kalmıştı maalesef. Acı aynı, soğuk daha soğuk, kaos daha da büyük. 6 Şubat 2023, tarihe not düşülmesi gereken tek cümle, “Artık Yeter”Pahalı binalarda ucuz yok oluşlara hayır.Yaşadığımız bu felakette hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımıza Allahdan rahmet, yaralılarımıza şifa, geride kalan aile bireylerine ise sabırlar diliyorum. Vahdi SARIKAYA
YEREL
Yayınlanma: 24 Şubat 2023 - 10:37
Güncelleme: 27 Şubat 2023 - 10:50
Hepimiz Suçluyuz
2011 Yılında yaşadığımız Van Depremi ile ilgili olarak kaleme aldığım “Van Depremi ve Seferihisar Gerçeği” başlıklı yazımın üzerinden tam 12 yıl geçmiş.
YEREL
24 Şubat 2023 - 10:37
Güncelleme: 27 Şubat 2023 - 10:50











Dilerim bu haykırışlar karşılık bulur komutanım gökdelenler yapıp rant peşinde koşmazlar insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı yazmaya devam komıtanım selamlar
Ne kadar anlamlı bu kadar doğruları yansıtan bir yazi ancak yazilabilirdi. Fakat dar kafalı bir zihniyet ülkeyi yönetiyor. Elden ne geliyor ki. Ülkeyi sahiplenmisler ve vicdansızca cahilce intikam duygularıyla zannediyorlar ki bu ülke kendilerinin. Allah onlara en büyük acıyı yaşatsın ınsallah.
Sevgili Vahdi sen suçlu değilsin. Buralarda yaşadığım son sekiz yıldır durmaksızın eğitimler verdiğini, aldığını, deprem gerçeğini her gün hatırlatıp bilinçlendirmek için bıkmadan usanmadan doğru bildiğin yoldan sapmadığını bizzat biliyorum. Tebrik ederim , durmak yok devam.
Abi bizler koyun gibi birinin peşine takılmayı bırakmadığımız sürece, dur artık demediğimiz, sorgulayamadığımız sürece bunları yaşamaya mahkumuz. Birileri kolay para kazansın diye sorumluluklarını yerine tam olarak getirmeden yapılan binalar, maden göçükleri, liyakatsız atamalar vs. Önce biz bilinçli yurttaş olmalıyız dur demeyi bilmeliyiz hayatın neresinde olursa olsun dilsiz şeytanı oynamamalıyız
Son sözü tüm söylenmek istenilene nokta gibi adeta “ Pahalı binalarda ucuz yok oluşlara hayır”
Vahdi SARIKAY değil Vahdi SARIKAYA olacak. Yapılması gerekenleri en kısa sürede yerine getirmeliyiz.