Bir ülkenin çağdaşlığı, herkesi aynı dijital kalıba zorlamakla ölçülmez. Özellikle ileri yaştaki insanlar, en temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için akıllı telefon kullanmak zorunda kalıyorsa, burada “ilerleme” kavramını yeniden düşünmek gerekir.Bugün Türkiye’de pek çok işlem ekranlara taşınmış durumda. Hastane randevuları, resmi işlemler, ödemeler… Hepsinin birkaç dokunuşla çözülebildiği söyleniyor. Ancak bu durum, herkes için aynı kolaylığı ifade etmiyor.Yıllarca çalışmış, üretmiş, bu ülkenin yükünü taşımış insanlar bugün en basit işlerde bile başkalarına bağımlı hale gelebiliyor. Kendi işini görebilmek için bir yakının desteğine ihtiyaç duymak, aslında göründüğünden daha büyük bir soruna işaret ediyor.Bir sistem, en temel hizmetlere erişimi dijital beceriye bağlıyorsa, kapsayıcı olmaktan uzaklaşır. Böyle bir yapı, kolaylık sunmaktan çok, görünmez engeller üretir.Teknoloji elbette hayatı kolaylaştırmalı. Ancak bu kolaylık sadece belirli bir kesimin erişebildiği bir imkâna dönüşüyorsa, burada ciddi bir dengesizlik var demektir.Gerçek gelişmişlik, kimseyi dışarıda bırakmadan ilerleyebilmektir. Hele ki yıllarını bu topluma vermiş insanlar söz konusuysa, daha hassas olunması gerekir.Yapılması gereken açık: İnsanları teknolojiye uydurmaya çalışmak yerine, teknolojiyi insanın hayatına uyarlamak. Çünkü ilerleme, ancak herkes için mümkün olduğunda anlam taşır.
KÜLTÜR SANAT
Yayınlanma: 03 Nisan 2026 - 11:41
Dijitalleşme Herkes için mi?
Jano Çavuşoğlu yazdı; "Dijitalleşme Herkes için mi?"
KÜLTÜR SANAT
03 Nisan 2026 - 11:41











