Berlin’in sessiz bir parkında, sıradanlıktan fazlasını vaat etmeyen bir günde, küçük bir çocuk hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. En sevdiği bebeğini — onun için neredeyse minyatür bir ruh eşi olan o dostu — kaybetmişti. Ağaçların arasında, bankların etrafında, yollar boyunca her yerde aramıştı; ama yokluğun ağırlığı, hüzün kadar inatçıydı.O an, ince yapılı, duruşu ciddi ama gözleri tuhaf bir şekilde şefkatli bir adam yaklaştı. Franz Kafka’ydı bu. Onu gören hiç kimse, küçük bir trajedinin görünmez kahramanı olacağını tahmin edemezdi. Ama kızın acısı, adamın ruhuna derinden dokundu.— Ağlama, dedi beklenmedik bir yumuşaklıkla. — Bebeğin kaybolmadı… sadece yola çıktı.Kız, gözyaşlarıyla ıslanmış yüzünü kaldırdı, şaşkınlıkla — ve umutla.— Nereden biliyorsunuz? diye fısıldadı.Kafka, utangaç bir gülümsemeyle karşılık verdi:— Çünkü bana sana vermem için bir mektup bıraktı.Ertesi gün, aynı parkta, aynı bankta otururken, Kafka kızın ellerine özenle yazılmış bir sayfa bıraktı. Mektupta şöyle yazıyordu:“Sevgili arkadaşım, benim için ağlama. Dünyayı gezmek, tanımak için yola çıktım. Sana yazacağıma ve her şeyi anlatacağıma söz veriyorum.”O öğleden sonra ve onu izleyen birçok akşam, kız heyecanla parka döndü. Her defasında onu bekleyen yeni bir mektup vardı — güneşin uyuduğu denizlerden, bulutlarla kucaklaşan dağlardan, yıldızlar gibi ışıldayan şehirlerden söz eden. Bebek, sanki bütün dünyayı dolaşıyor; fakat geride bıraktığı dostunu hiç unutmuyordu.Haftalar geçti. Bir gün Kafka elinde yeni bir bebekle çıkageldi.— Bebeğin yolculuktan döndü, dedi nazikçe.Kız, bebeği eline aldı, sonra kaşlarını çattı.— Ama benimkine benzemiyor… diye mırıldandı, hüzünle.Kafka, bunun üzerine ona bebeğin son mektubunu verdi:“Yolculuklar beni değiştirdi. Artık farklıyım, ama hâlâ benim. Umarım birlikte olmaya devam edebiliriz.”O anda küçük kız, çoğu insanın ancak bir ömür sonunda fark ettiği bir gerçeği sezdi: Her şey değişir, fakat sevgi kalır — artık eskisi gibi değil, ama dönüşmüş hâliyle.Bundan bir yıl sonra, Franz Kafka öldü.Aradan on yıllar geçti. Artık yetişkin bir kadın olan o eski küçük kız, bir gün bebeğin iç kısmına saklanmış, zamandan sararmış küçük bir mektup buldu. Elleri titreyerek açtı kâğıdı. Bu, Kafka’nın son veda cümlesiydi:“Sevdiğin her şey muhtemelen kaybolacak. Ama sonunda, sevgi başka bir biçimde geri dönecek.”Ve o sözleri okurken, tüm hayatının sessizce bu hakikatin yankısı olduğunu anladı.“ Her kayboluş, aslında başka bir dönüş şeklidir.”
KÜLTÜR SANAT
Yayınlanma: 21 Kasım 2025 - 11:17
Bir Bebeğin Mektupları
Jano Çavuşoğlu yazdı; "Bir Bebeğin Mektupları"
KÜLTÜR SANAT
21 Kasım 2025 - 11:17










