Hayatın her alanında gösterilen çabaların ve elde edilecek başarıların atalarımızın miraslarına sahip çıkıldığının bir kanıtı olacağını söyleyen Başkan Aydın şu ifadelere yer verdi;“15 Mayıs 1919’da Şehit Gazeteci Hasan Tahsin’in İzmir'e çıkartma yapan işgalci Yunan askerlerine Kordon'da ilk kurşunu sıkmasıyla Türk direnişini başlatan 3 yıl 3 ay 25 gün süren macerayı zaferle taçlandıran bu şehrin bir ferdi olmaktan onur duyuyoruz… İşgal edildiği gün, bir ulusun Kurtuluş Savaşı'nı başlatmış... İşgali bittiği gün ise o ulusun Kurtuluş Savaşı'nı bitirmiş İzmir gibi bir şehirde yaşamanın haklı gururunu yaşıyoruz.Mazisi şan ve şerefle dolu milletimiz, tarihimizin her evresinde düşman işgaline karşı direnmiştir. Bağımsızlık mücadelesi uğrunda, en zorlu şartlarda bile canını vermiş bayrağını çiğnetmemiştir. 9 Eylül 1922’de aziz milletimiz Batı Anadolu’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emir ve komutasında adeta küllerinden yeniden doğarak düşmanı İzmir’den denize dökmüştür. Birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden biri de 11 Eylül’de Seferihisar’da sergilenmiş, Albay Çolak İbrahim Bey ve silah arkadaşlarının kahraman mücadelesi sonucunda, güzel ilçemiz düşman işgalinden kurtarılmıştır.Kurtuluş Savaşı’nın ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye’nin artık kültür ve sanat savaşı içine gireceğini vurgulayarak, kütüphaneci Nuri Beye talimat vererek kitapların cephane sandıklarına doldurulmasını istemiştir. Bu davranışın altındaki mesaj kitapların da cephane kadar önemli bir silah olduğu, bundan sonra topla tüfekle değil, bilimle ve sanatla savaşılacağı gerçeğidir. Silah tutan eller artık kitap tutmalı, dürbünle düşmanı gözetleyen gözler bu kez gökyüzünü gözlemlemedir. Geçmişini bilmeyenin geleceğine yön veremeyeceği özdeyişini benimseyerek her geçen gün bu yönde daha çok çalışmalıyız.Bilim, kültür, sanat ve teknolojik gelişmeler gibi hayatın her alanında göstereceğimiz çabalar, yapacağımız çalışmalar ve elde edeceğimiz başarılar; aynı zamanda bugünlere ulaşmamızı sağlayan aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize şükranlarımızın birer göstergesidir. Geçmişimize olan bağlılığımızı ve önceki kuşaklardan aldığımız mirasımızı gelecek kuşaklara bozulmadan aktarabilmek, bu mirasın üstüne yeni şeyler ekleyebilmek geleceğimize bir borçtur. Bunun için el ele, kardeşçe ve Seferihisar’da yaşamanın verdiği onurla, gece gündüz demeden milletimiz için çalışıyoruz, çalışacağız, çalışmak zorundayız.Bu duygu ve düşüncelerle, 11 Eylül 1922 günü düşman işgalinden kurtulan Seferihisar’ımızın 99. Kurtuluş yıl dönümünü yürekten kutluyor, vatan savunmasında hayatını kaybeden ecdadımızın mekânlarının cennet, ruhlarının şad olmasını diliyorum.”











