Mustafa Kemal Atatürk: O bir dahi. Bu cümle, kuru bir tespitten ibaret değil; bir milletin kaderini, coğrafyanın tarihini ve hatta küresel jeopolitiğin akışını değiştiren, yadsınamaz bir gerçeğin en yalın ifadesidir. Her 10 Kasım geldiğinde, takvimler o acı vedayı işaret ettiğinde, biz sadece bir lideri anmayız; çağları aşan, sınırları zorlayan bir üstün aklı tefekkür ederiz.Atatürk’ü sadece savaş meydanlarında kazandığı zaferlerle ya da kurduğu cumhuriyetin sınırlarıyla tanımlamak, O’nun dehasına yapılmış en büyük haksızlık olur. O, cephede bir komutan, Meclis’te bir siyasetçi, masada bir diplomat olmanın çok ötesinde, geleceği bugünden inşa eden bir vizyonerdi.
İşte bu yüzden O, bir dâhidir: Çanakkale'de düşmanın sonraki hamlesini, bir bilgenin satranç tahtasındaki hamlesini okur gibi harita üzerinde görebilen; Kurtuluş Savaşı’nın en umutsuz anlarında dahi stratejik zekâsıyla yön tayin edebilen ve sadece askerleri değil, tüm bir milleti zafer ruhuyla kenetleyen bir liderdi.Bir ulusun köhnemiş yapılarını kökünden söküp atarken, yerine çağdaş, dinamik ve aydınlık bir yapı inşa etme cesaretini gösterdi. Harf devriminden kadın haklarına, eğitim seferberliğinden sanata verilen değere kadar, attığı her adım, toplumsal mühendisliğin en keskin, en ileri görüşlü örneğidir. O, sadece bir devleti kurtarmadı; çağdaş bir milletin ruhunu yarattı."Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa elde edilen zaferler kalıcı olamaz," diyerek, henüz genç bir Cumhuriyetin temellerine kalkınma, sanayileşme ve bağımsız ekonomi felsefesini yerleştirdi.
O'nun dehası, sadece kendi milletine değil, tüm mazlum milletlere ilham kaynağı olmakla birlikte sömürgecilik zincirlerini kırmanın mümkün olduğunu gösteren evrensel bir ders niteliği de taşımaktadır.İşte bu köklü miras sayesinde, biliyoruz ki, şartlar ne olursa olsun Türk milleti zekidir, dirençlidir ve her türlü zorluğun üstesinden gelecek güce sahiptir. Atatürk’ün kurduğu bu Cumhuriyet'in gücü, sadece sınırlarında ya da ordusunda değil; O’nun değerlerini yaşatan, bilime ve akla inanan, güçlü bir neslin varlığında gizlidir. Kimsenin bu ülkeyi yıkmasına, O’nun ideallerini silikleştirmesine asla izin verilmeyecektir. Zira arkasında, dehanın tohumlarını ektiği sonsuz bir Türk Milleti durmaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk o bir dahi, çünkü O, sadece geçmişe ait bir figür değil, geleceğe rehberlik eden sonsuz bir meşaledir. O'nun fikirleri, bugün de yarın da dünyanın her köşesinde, aydınlanma ve ilerleme arayan herkes için geçerliliğini koruyacaktır. Ruhu şad olsun.Sevgiyle kalın, Atatürk’le kalın dostlar…
İşte bu yüzden O, bir dâhidir: Çanakkale'de düşmanın sonraki hamlesini, bir bilgenin satranç tahtasındaki hamlesini okur gibi harita üzerinde görebilen; Kurtuluş Savaşı’nın en umutsuz anlarında dahi stratejik zekâsıyla yön tayin edebilen ve sadece askerleri değil, tüm bir milleti zafer ruhuyla kenetleyen bir liderdi.Bir ulusun köhnemiş yapılarını kökünden söküp atarken, yerine çağdaş, dinamik ve aydınlık bir yapı inşa etme cesaretini gösterdi. Harf devriminden kadın haklarına, eğitim seferberliğinden sanata verilen değere kadar, attığı her adım, toplumsal mühendisliğin en keskin, en ileri görüşlü örneğidir. O, sadece bir devleti kurtarmadı; çağdaş bir milletin ruhunu yarattı."Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa elde edilen zaferler kalıcı olamaz," diyerek, henüz genç bir Cumhuriyetin temellerine kalkınma, sanayileşme ve bağımsız ekonomi felsefesini yerleştirdi.
O'nun dehası, sadece kendi milletine değil, tüm mazlum milletlere ilham kaynağı olmakla birlikte sömürgecilik zincirlerini kırmanın mümkün olduğunu gösteren evrensel bir ders niteliği de taşımaktadır.İşte bu köklü miras sayesinde, biliyoruz ki, şartlar ne olursa olsun Türk milleti zekidir, dirençlidir ve her türlü zorluğun üstesinden gelecek güce sahiptir. Atatürk’ün kurduğu bu Cumhuriyet'in gücü, sadece sınırlarında ya da ordusunda değil; O’nun değerlerini yaşatan, bilime ve akla inanan, güçlü bir neslin varlığında gizlidir. Kimsenin bu ülkeyi yıkmasına, O’nun ideallerini silikleştirmesine asla izin verilmeyecektir. Zira arkasında, dehanın tohumlarını ektiği sonsuz bir Türk Milleti durmaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk o bir dahi, çünkü O, sadece geçmişe ait bir figür değil, geleceğe rehberlik eden sonsuz bir meşaledir. O'nun fikirleri, bugün de yarın da dünyanın her köşesinde, aydınlanma ve ilerleme arayan herkes için geçerliliğini koruyacaktır. Ruhu şad olsun.Sevgiyle kalın, Atatürk’le kalın dostlar…









